Antrenman salonunun zemininde çıplak ayaklarıyla duran kadın, kendini savunmanın gereksiz olduğunu savunan adama meydan okudu. Adam, onun bu inancını kırmak için harekete geçti; kollarını kavradı ve onu duvara yasladı. Kadın direnmek yerine gülümsedi ve bacaklarını beline doladı.
Ter içindeki bedenleri birbirine sürtünürken adamın elleri kalçalarına kaydı. Kadın başını geriye atıp inledi, elleriyle adamın sırtını tırmaladı. İkisi de nefes nefese kalmıştı; adam onu kaldırıp mindere yatırdı, üzerindeki tişörtü sıyırdı.
Kadın artık savunmanın anlamsız olduğuna gerçekten inanıyordu. Adam içine girdiğinde yüksek sesle haykırdı, tırnakları adamın omuzlarına gömüldü. Ritim hızlandıkça ikisi de aynı anda titredi ve terli bedenler birbirine yığıldı.