Banyonun buğulu camları ardında küvet ılık suyla doluydu. Üvey kız kardeşi köpüğün içine girmiş, dizlerini karnına çekmişti. Kapı aralığından onu gören adam bir an duraksadı ama kız kardeşi başını çevirip gülümsedi; davetkâr bir bakıştı bu.
Adam hızla soyunup küvete girdi. Su taştı, bacakları birbirine değdi. Kız kardeşi elini uzatıp onu kendine çekti; dudakları kulağına yaklaştı ve fısıldadı: 'Hiç konuşma.' Adam onu belinden kavrayıp kendine çevirdi, kız kardeşi dizlerinin üzerine geldi. Suyun içinde birleşmeye başladılar, her itişte dalgalar küvetin kenarına vuruyordu.
On sekiz dakika boyunca tempoyu hiç düşürmediler. Adam son anda onu belinden sıkıca tuttu ve içine boşaldı. Kız kardeşi başını geriye attı, ıslak saçları sırtına yapıştı. Su artık soğumuştu ama ikisi de kıpırdamadı.