Öğleden sonra evin sessizliğinde televizyonun cızırtısı duyuluyordu. Üvey kız kardeşi kanepede uzanmış, sıkıntıdan tavana bakıyordu; abisi mutfaktan elinde bir bardakla çıkıp yanına oturdu.
Bakışları bir an buluştu, gerginlik havada asılı kaldı. Kadın doğrulup dizlerinin üzerine geldi, elleriyle pantolonunun kemerini çözdü. Abisi itiraz etmedi, sadece derin bir nefes aldı.
Dudakları aralandı, dili yavaşça döndü, sonra başını öne eğip ağzına aldı. Sessizlik, ıslak sesler ve alçak iniltilerle doldu; o an ikisi de evde başka kimsenin olmadığını biliyordu.