Spor salonunun arka odasında amatör güreş maçı yeni bitmişti. Ponpon kızı, kazandığı tüm maçları kaybetmenin şaşkınlığıyla ter içinde kalmıştı. Odaya girdiğinde karşısında her zaman sessiz duran ev arkadaşı onu bekliyordu. Aralarındaki gerginlik havada asılı kaldı, bir adım yaklaştı ve gözlerini ondan ayırmadı.
O, yenilginin verdiği kırılganlıkla geri çekilmedi. Adam elini beline doladığında nefesi hızlandı, dudakları birbirine yaklaştı. Kısa bir duraksamanın ardından öpüşmeye başladılar; elleri saçlarında, sırtında geziniyordu. Terli tenleri birbirine değdikçe odadaki hava daha da ağırlaştı. Üzerindeki forma hızla çıktı, geriye sadece çıplaklık ve istek kaldı.
Kanepeye devrildiklerinde kontrol tamamen ona geçmişti. Bacaklarını araladı, ilk temasla birlikte ikisi de inledi. Ritim hızlandıkça ponpon kızı başını geriye attı, parmakları kanepeyi kavradı. Sonunda nefes nefese, ter içinde birbirlerine yaslandılar; maçın yenilgisi çoktan unutulmuştu.