Oğlu geç saatte eve döndüğünde salonun ışığı hâlâ açıktı. Kayınvalidesi koltukta oturuyordu; üzerinde sadece ince bir sabahlık vardı, bacak bacak üstüne atmıştı. Onu görünce ayağa kalktı, sabahlığın kemerini çözdü ve kumaşı yavaşça yere bıraktı.
"Beni istediğin gibi kullanabilirsin," dedi, sesi fısıltıdan halliceydi. Oğlan bir an duraksadı, sonra yanına gitti. Kadın kollarını açtı, boynunu uzattı; hiçbir şey sormadı, sadece bekledi. Salonun sessizliğinde sadece nefesleri duyuluyordu.
On altı dakika boyunca kanepe, sehpa ve duvar arasında gidip geldiler. Kadın onun her hareketine karşılık verdi, sonunda halının üzerine yığıldı. Oğlan üstünü giyip odasına çekildi; kadın orada, çıplak, tavana bakarak kaldı.