Seçme odasına ışıklar yakılmış, kamera hazır bekliyordu. Adam arkadaşının altmış yaşındaki annesini kapıda görünce şaşkınlığını gizleyemedi; kadın bol elbisesinin içinde, kendinden emin bir edayla içeri süzüldü. Bakışları masadaki dosyaya değil, adamın gözlerine kilitlenmişti.
Kadın sandalyeye oturmayı reddedip masanın kenarına ilişti. Eteği bacaklarında gerilirken adamın eli kendiliğinden masanın üstündeki kalemliğe uzandı, boğazı kurumuştu. Kadın gülümseyerek “Yaşım seni korkutmasın, hâlâ iyi iş çıkarırım” dedi. Adamın masadaki yerini kaybetmesi uzun sürmedi.
Kadın elini adamın dizine koydu, ardından masanın üzerindeki evrakları tek hamlede yana itti. Adam onu masaya oturtup bacaklarını ayırdı; seçme kaydı unutulmuş, oda sadece ikisinin nefes sesiyle dolmuştu. Kadın akıcı ve deneyimli hareketlerle onu içine alırken adamın elleri kalçalarında gezindi. İş sona erdiğinde kadın saçını düzeltti ve “Yerimi aldım sanırım” dedi.