Evde kimse yoktu, sıcak suyun buharı banyoyu kaplamıştı. Üvey kardeşi bornozunu çıkarıp duşa girmek için acele ederken, o da kapıda belirdi ve ikisi aynı anda soyunma yarışına tutuştu. Islak fayanslara basan ayak sesleri, suyun şakırtısına karışırken birbirlerinin üzerindeki kıyafetleri çekiştirip attılar. Duvara yaslanan kızın ıslak teni, sıcak suyla birlikte kızardı; adamın elleri beline dolandı ve yarış, yerini bambaşka bir mücadeleye bıraktı.
Duvara tutunarak arkasını döndü, su saçlarının arasından akarken adam onu belinden kavradı. Sıcak buhar, tenlerinin birleştiği yerde yoğunlaşıyordu; her hareket, fayanslarda yankılanan bir ritimle hızlandı. Kız başını geriye atıp inlediğinde, adamın nefesi boynuna değiyordu. Duş başlığının altında birbirlerine sarılarak ritmi iyice artırdılar.
Sonunda ikisi de aynı anda zirveye ulaştı; su hâlâ üzerlerinden akarken nefes nefese kaldılar. Kız, ıslak saçlarını geriye attı ve gülümseyerek baktı. O gün banyodan çıktıklarında, aralarındaki o yarışın gerçek kazananı ikisi de olmuştu.