Tatil sabahı, üvey kız kardeşiyle aynı odada kalmak zorunda kaldıklarında adam bunun yine olayla biteceğini içten içe biliyordu. Perdeler ardına kadar açıktı, deniz kokusu odayı dolduruyordu. Kız kardeşi bornozuyla balkondan içeri girip yatağın kenarına oturdu, ıslak saçlarını havluyla kurularken adamın bakışlarını üzerinde hissetti.
Adam televizyonun sesini kısıp yanına oturdu. Kız kardeşi bornozunun kemerini çözerken gözlerini ondan ayırmadı. Adam elini beline koyduğunda kız kardeşi ona doğru kaydı; dudakları birleşti, bornoz omzundan kayıp yatağa düştü. Adam onu altına aldığında ikisi de tatilin geri kalanını unutmuştu.
Oda sıcaklığı artarken kız kardeşi bacaklarını beline doladı. Adam ritmini derinleştirdikçe yatak gıcırdadı; kız kardeşi başını yastığa gömüp inledi. Adam boşalacağını hissettiğinde geri çekilmedi, kız kardeşi de onu durdurmadı. Birlikte titredikten sonra yan yana uzandılar; balkondan gelen rüzgâr terli tenlerini serinletti.