Yaz akşamı, evin sessiz koridorunda gece yarısı serinliği vardı. Üvey kardeşi, incecik geceliğiyle banyodan çıkageldi; saçları nemli, yanakları hafifçe kızarmıştı. Odaya girerken geceliğin altına hiçbir şey giymediğini fark etti, ama belli etmemeye çalıştı.
Yatağa uzandıklarında aralarındaki çarşaf ince bir sınırdı. Kız, bacaklarını hafifçe aralayıp döndü; geceliğin kumaşı iyice yukarı kaydı. Adamın bakışları istemsizce oraya kaydı, nefesi hızlandı. Kız, utangaç bir gülümsemeyle elini onun göğsüne koydu, parmakları yavaşça aşağıya doğru indi.
Sessizliği bozan tek şey hızlanan solukları oldu. Adam dayanamayıp üzerine eğildi; kızın bacakları beline dolandı, gecelik çoktan yerdeydi. O gece, hiçbir şeyin giyilmediği o yatakta, ikisi de sınırları unuttu.