Küçük çalışma odasında, üvey kız kardeşi dizüstü bilgisayarının başında oturmuş, anlamadığı konuları not almaya çalışıyordu. Adam, ona ders anlatmak için yanına oturduğunda kızın omzundaki gerginlik dikkatini çekti. Dosyaları bir kenara itti ve sakin bir sesle "Önce rahatlaman gerek" dedi.
Kız başını çevirip ona baktı; gözlerinde hem merak hem çekingenlik vardı. Adam elini sırtına koyup yavaşça ovmaya başladı. Kızın nefesi derinleşti, omuzları gevşedi. Konuşma kısa sürede dersin dışına taştı; yakınlık arttı ve aradaki mesafe kayboldu.
Kız aniden ona dönüp dudaklarına yapıştı. Masa sandalyesi geriye kayarken ikisi de kontrolden çıktı. Terapi niyetiyle başlayan seans, on beş dakika içinde tutkulu bir birleşmeye dönüştü; odanın kapısı aralık, perdeler yarı kapalıydı ve kimse dışarıdaki ayak seslerini duymadı.