Mutfakta akşam ışığı süzülürken kahve fincanları arasında sessizlik vardı. Adam tezgaha yaslanmış, karşısındaki kadının gülüşünü izliyordu. Kadın patrosunun düğmelerini yavaşça çözdü, eteğinin ucu istemsizce yukarı kaydı. Kahvesinden bir yudum alırken gözlerini ondan ayırmadı.
Adam boğazını temizledi, yaklaştı. Elini tezgaha koyup arayı kapattı. Kadın geri çekilmedi, sadece fincanı bıraktı ve parmakları adamın koluna dokundu. Mutfakta bukleler halinde dolaşan gerilim, bir anda ikisini de sardı. Dışarıdan gelen sokak sesleri silikleşti.
Adam eteği tamamen sıyırdı, kadın kıkırdayarak tezgaha oturdu. Kahve soğudu, geriye sadece iki bedenin ritmi ve mutfağın buharı kaldı. Yirmi dakika boyunca kimse konuşmadı, sadece nefesler ve ten sesleri yankılandı; sonra ikisi de rahatlamış bir halde birbirine sokuldu.