Koridorun ucundaki kapı aralıktı; içeriden gelen titrek nefes sesleri onu olduğu yerde durdurdu. Üvey kardeşi yatağında, battaniyeyi tek bacağına dolamış, elleri arasında kendini kaybetmişti. Gözleri kapalıydı, alt dudağını ısırıyordu.
Adam kapıyı sessizce itti. Kız gözlerini açıp onu görünce irkildi ama elini çekmedi; sadece yüzü kızardı, bakışlarını kaçırdı. "Ne zamandır oradasın?" diye fısıldadı. Cevap vermek yerine yatağın kenarına oturdu, elini onun dizine koydu. Kız itiraz etmedi, bacaklarını hafifçe araladı.
Yaklaşma uzun sürmedi; içine girdiğinde kızın nefesi kesildi, parmakları çarşafı kavradı. Adam hareketlerini yavaşlattı, onun ritmine uydu. Zirveye yaklaşırken çekilmedi; içine boşaldı. Kız titreyerek gözlerini açtı, alnındaki teri sildi ve gülümsedi. O gece ikisi de konuşmadı; sadece aynı yatakta, aynı sessizlikte kaldılar.