Loş banyoda mum ışığı titriyordu. Gotik makyajı akmış üvey ablası küvetten çıktı, ıslak saçları omzuna yapışmıştı. Havluya uzandı ama parmakları kaydı ve havlu yere düştü. Çıplak bedeni buharla kaplı aynada belirdi.
O, kapı eşiğinde donakaldı. Ablası eğilip havluyu alırken kalçaları gerildi, gözleri onunla buluştu. "Yardım mı edeceksin?" diye fısıldadı. Bir adım attı, elleri beline dolandı, tenleri birbirine değdi.
Dudağı dudağına yapıştı, ıslak vücutları birbirine sürtündü. Havlu ayaklarının altında unutuldu. Ablası onu duvara yasladı, bacaklarını beline doladı. Banyo seramiklerinde yankılanan inlemelerle birleştiler.