Spor salonunun aynalı duvarında yankılanan nefes sesleri, ablasının dayanıklılık testine dönüşmüştü. Matın üzerinde şınav çekerken kalçaları her inişte havada dalgalanıyor, terli tişörtü göğüslerine yapışıyordu. Abisi yanına çömeldi, sayı tutuyor ama gözleri kalçalarının ritminden ayrılamıyordu.
"Yorulmuyorsun," dedi sesi kalınlaşarak. Ablası gülümsedi, son şınavda kollarını büküp göğsünü yere indirdi, kalçasını hafifçe kaldırdı. "Nefesimi tutabiliyorum," diye fısıldadı. Abisi elini beline koydu, parmakları ıslak taytın kenarından içeri süzüldü. Kadın başını geriye attı, dudakları aralandı.
Matın üzerinde dizlerinin üstüne kalktı, taytını kalçalarından sıyırdı. Abisi arkadan yaklaştı, bir eli kalçasını kavradı, diğeri göğsünü sıkarken yavaşça içine girdi. Kadın dirseklerine yüklendi, her itişte nefesi kesildi, aynada birbirlerine bakarak ritmi hızlandırdılar. Ter damlaları matı ıslatırken ablası sonunda yüksek sesle inledi ve abisi onu belinden sıkıca tutup içine boşaldı.