Evdeki sessizlik neredeyse dokunulacak kadar yoğundu; annesiyle babası akşam yemeğine gitmiş, bütün kat onlara kalmıştı. Üvey kardeşi kanepeye yayılmış, kumandayı bir o yana bir bu yana çeviriyor ama hiçbir şeye odaklanamıyordu. O ise mutfaktan iki bardakla döndü, yanına oturdu.
"Canın sıkılıyor," dedi kız, dizini hafifçe onunkine değdirerek. "Biraz ilgi istiyorum, o kadar." Gözlerini kaldırıp ona baktı; bakışındaki davet, kelimelerden daha netti. Adam bardağı sehpaya bıraktı, elini kızın omzuna attı.
Kız başını göğsüne yasladı, parmakları gömleğinin düğmelerine kaydı. "Sadece ilgi değil," diye fısıldadı, "biraz da sen." Kanepede başlayan yakınlık, yatak odasına taşındı; o gece ev, ilk kez bu kadar dolu hissettirdi.