Yağmurun çiselediği akşam, kadın çekyatta battaniyeye sarılmış oturuyordu. Adam kapıdan girip çadır kurma teklifini açtı; kadının gözleri hemen parladı, gülümsemesi genişledi. Hava serin olsa da içeride bir sıcaklık vardı.
Adam yanına oturdu, elini battaniyenin üstünden bacağına götürdü. Kadın başını omzuna yasladı, sonra yüzünü çevirip dudaklarına uzandı. Öpüşme derinleşirken battaniye yere kaydı. Çekyatın gıcırtısı odada yankılanırken ikisi de acele etmeden birbirine sokuldu.
Kadın üstüne çıktı, adam sırtüstü uzanmış onu izliyordu. Yağmur camı döverken içeride ritmik bir sıcaklık dalgalandı. Sonunda nefes nefese kalıp birbirlerinin kollarına yığıldılar; çadır planı ertesi güne kaldı.