Öğleden sonra ev sessizdi; üvey annesi mutfakta bir şeyler hazırlarken üzerindeki ince elbise terden tenine yapışmıştı. Üvey oğlu kapıda durup onu izledi, bakışları dolgun göğüslerine takıldı. Kadın bunu fark etti ama rahatsız olmak yerine omuzlarını geriye attı.
Yanına yaklaşan oğlunun elini tutup kendi göğsüne götürdü; "Dokunabilirsin," dedi fısıltıyla. Oğlu önce yavaşça avuçladı, sonra daha cesurca sıktı, parmakları elbisenin altından tenine kaydı. Kadın başını geriye attı, dudaklarını ısırdı. Mutfak tezgâhına yaslandı, bacaklarını araladı.
Oğlu onu kaldırıp tezgâha oturttu, eteğini yukarı sıyırdı. Kadın onu içine aldığında ikisi de aynı anda inledi; ritim yavaş başladı, sonra hızlandı. Tezgâhtaki bardaklar sarsıldı, kadın tırnaklarını oğlunun sırtına geçirdi. Doruk noktasına birlikte ulaştılar, nefesleri birbirine karıştı.