Kafenin köşesinde buluşmuşlardı; kadın ince askılı yazlık elbisesiyle gelmiş, saçlarını savurarak oturmuştu. Adam ona bakarken aklından geçenleri gizlemeye çalışıyordu ama kadın bunu fark etmiş gibi gülümsüyordu. Sohbet ilerledikçe masanın altındaki bacağı adama değiyordu.
Kadın kahvesinden bir yudum alıp elbisesinin eteğini hafifçe düzeltti; bacak bacak üstüne attığında külot giymediği açıkça görülüyordu. Adamın boğazı kurudu, gözlerini kaçırmaya çalıştı ama kadın elini masaya koyup parmağıyla adama dokundu. 'Hazırım,' dedi sadece, sesi alçak ve netti.
Adam hesabı öderken kadın çantasını alıp kapıya yöneldi. Taksiye bindiklerinde kadın elbisesini iyice sıyırdı, adamın elini kendi bacağına götürdü. Şoför aynadan bakmadı; arka koltukta olanlar sadece ikisinin bildiği bir sırdı.