Film gecesi geleneğiydi; ışıklar kısık, mısır patlamış, battaniye hazırdı. Üvey kardeşi koltuğun bir ucuna kuruldu, o da diğer ucuna. Film başlayınca battaniyenin altında bacakları birbirine değdi.
Kız kardeşi göz ucuyla ona baktı; eli battaniyenin altında kendi bacaklarına doğru kayıyordu. O, cesaretini toplayıp sikini çıkardı. Kız kardeşi bir an durdu, sonra eğilip ağzına aldı. Ekrandaki sahne kimsenin umurunda değildi artık.
Battaniye yere düştü. Üvey kardeşi onu koltuğa yatırdı, bacaklarını ayırdı ve içine girdi. Film çoktan bitmişti ama ikisi de kalkmadı; sadece nefesleri ve koltuğun gıcırtısı kaldı.