Üvey ablası, odasına taşındığında her şey masumane başladı; bir yatak, iki yastık ve paylaşılan bir battaniye. İlk gecelerde sadece sırt sırta yatıyorlardı, ama zamanla aradaki mesafe azaldı. Ablası, geceleri sık sık dönüyor ve onun sıcaklığını hissediyordu; adam da bu yakınlığa kayıtsız kalamıyordu.
Her gece aynı yatakta yatmak, ister istemez gerilimi artırdı. Bir gece ablası, "Böyle devam edemez" dedi ve ona döndü. Adamın elleri istemsizce onun beline kaydı; ikisi de nefesini tuttu. O an, kelimelerin bittiği yerde arzunun başladığını fark ettiler.
Sonunda ablası, ona doğru iyice sokuldu ve dudaklarını onunkilere değdirdi. Adam karşılık verdi; tutku, paylaşılan yatağın sınırlarını aştı. O gece, gerilim yerini keşfe bıraktı; on iki dakika boyunca sadece tensel bir uyum ve fısıltılar vardı.