Evde yalnız oldukları sıcak bir yaz akşamı, abisi kanepede uzanmış telefonuna bakıyordu. O ise karşısındaki koltukta bacaklarını toplamış, abisinin dalgın bakışlarının altında içten içe geriliyordu. Üzerindeki ince şort ve askılı bluz, sıcaktan iyice yapışmıştı; abisinin ara sıra kaldırdığı gözler onu hem utandırıyor hem de tuhaf bir cesaret veriyordu.
Bir an durdu, sonra elini yavaşça bacağına indirdi. Abisi önce ne yaptığını anlamadı, sonra telefonu bıraktı. Bakışları kilitlendi, oda sessizleşti. Kız parmaklarını iç çamaşırının üstünde gezdirirken nefesi hızlandı; abisi yerinden kalkıp ona doğru bir adım attı, ama durdu. İkisi de bir şey söyleyemiyordu.
Sonunda abisi yaklaşıp elini tuttu ve fısıldadı: "Devam et." Kız gözlerini kapatmadan, ona bakarak devam etti. Birkaç dakika içinde aralarındaki mesafe tamamen kayboldu; abisi onu kendine çekti ve o gece ikisi de ne olduğunu tam olarak anlatamadı.