Terapi odasının sessizliği, üvey annesiyle yalnız kalan adamın gerginliğini artırıyordu. Doktor, ilişkilerindeki sınırları konuşurken, üvey annesi bacak bacak üstüne atmış, ona bakıyordu. Adam, doktorun sözlerini duymuyor gibiydi; gözleri, üvey annesinin açık yakalı bluzundan aşağı kayıyordu.
Doktor not almak için dışarı çıktığında, oda sessizliğe gömüldü. Üvey annesi ayağa kalkıp ona doğru bir adım attı. “Söylediklerini duymadın, değil mi?” diye fısıldadı. Adam başını iki yana salladı. Kadın elini onun dizine koydu, sonra yavaşça yukarı doğru kaydırdı.
Adam dayanamayıp onu belinden kavradı, masanın üzerine yatırdı. Etekleri yukarı sıyrıldı, ikisi de kontrolü kaybetti. Terapi seansının kuralları bir kenara atılmıştı; doktorun dönüşüne kadar süren o kısa ama yoğun an, ikisinin de aklına kazındı.