Kapı çaldığında komşusu elinde bir tabak muffin tutuyordu. Adam onu içeri buyur etti, mutfakta çay koydular. Kadın gülümsedi, muffinleri uzattı. Sohbet koyulaştı, bakışlar uzadı. Kadın kalkıp gitmeye hazırlanırken adam kapıyı kapattı.
"Bu kadar erken olmaz," dedi adam, elini kadının beline koydu. Kadın itiraz etmedi, sadece dudaklarını büzdü. Adam onu mutfak masasına eğdi, eteğini kaldırdı. Kadın elleriyle masaya tutundu, kalçalarını dışarı çıkardı.
Adam kayganlaştırıcı sürdü, yavaşça arkadan girdi. Kadın nefesini tuttu, sonra ritme ayak uydurdu. Muffin tabağı kenara kaydı, mutfak seslerle doldu. Adam hızlandı, kadın boğuk bir çığlık attı. Sonunda adam içine boşaldı, kadın bacaklarını titreyerek kapıya yöneldi.