Salonun ışıkları kısıktı, televizyon dizinin son sahnesini oynatıyordu. Üvey kız kardeşi kanepede ona sokulmuş, battaniyeyi dizlerine kadar çekmişti. Göğüsleri ince atletinin altından her nefeste belirginleşiyordu; adam bakışlarını kaçırmaya çalışsa da eli kendi kendine onun elini buldu.
Kadın ona döndü, dudaklarını araladı. Öpüşürken battaniye yere kaydı, kısa süre sonra giysiler de. Adam onu kanepeye yatırdı, bacaklarını kuşattı. Her hamlede alttan gelen ince inilti yükseliyor, kadın tırnaklarını omuzlarına geçiriyordu. Adam ritmini kaybetti, içine doldu.
Kadın kalçalarını kaldırıp ona baktı, sesi kısıktı: "İçime mi boşaldın?" Adam cevap vermedi; alnını onun alnına dayadı. Kadın kıkırdadı, bacaklarını gevşetmedi.