Otel odasındaki tek yatak, iki kardeş için fazlasıyla dardı. Kızıl saçlı kız kardeşi valizini açarken abisi duvara yaslanmış, gözlerini kaçırmaya çalışıyordu. Gece ilerledikçe sessizlik ağırlaştı; koridorun uzak lambası yatağın üzerine soluk bir ışık bırakıyordu.
Abisi sırtını dönmüş yatmıştı ki kız kardeşinin sıcak nefesi ensesine değdi. “Uyanık mısın?” diye sordu. Sesi titrekti ama kararlıydı. Abisi döndüğünde gözleri birbirini buldu; çarşaflar arasında elleri buluştu, kıyafetler sessizce çıktı.
Gece boyunca uyku ikisinden de uzak durdu. Sabaha karşı ancak nefesleri yavaşladı; kız kardeşi başını onun omzuna koydu. Oda artık dardan çok, sıcak bir sığınak gibiydi.