Duştan çıkıp havluya uzandığında kapı ansızın açıldı. Üvey kardeşi içeri girdi, gözleri onun çıplak bedenine takıldı. "Çıkmamı ister misin?" diye sordu ama kımıldamadı. Su damlaları yerdeki seramiğe düşerken ikisi de kıpırdamadı.
Havlu yere kaydı. Aralarındaki mesafe kapandı, elleri birbirine dolandı. Kardeşi onu duvara yasladı, ıslak teni ıslak tene değdi. Musluk yeniden açıldı, buhar odayı doldurdu.
Sesleri suyun altında kayboldu. Kardeşi dizlerinin üstüne çöktü, sonra onu kaldırıp belinden kavradı. Aynada birbirlerini görerek seviştiler, kimse durmak istemedi.