Kahveden dışarı adımını atar atmaz saatine baktı; geç kalmıştı ama bir yandan da o anın gelmesini bekliyordu. Karşı kaldırımda duran kadın, elindeki kahve bardağını tutarken ona doğru bir bakış attı. Adam derin bir nefes aldı ve öğrendiği o tekniği uygulamaya karar verdi: önce duraksadı, sonra başını kaldırıp doğrudan gözlerine baktı ve hiçbir şey söylemeden gülümsedi.
Kadın önce şaşkınlıkla irkildi, sonra o da gülümsedi. Adam yavaşça yanına yaklaşıp saatinin hâlâ elinde olduğunu fark etti, ama artık önemi yoktu. Kadın kahvesinden bir yudum alıp "Bir şey mi soracaktın?" dedi. Adam "Sadece seninle tanışmak istedim" diye yanıtladı; sesi sakin, duruşu kararlıydı.
Kadın güldü ve numarasını verdi. O gün kahve soğudu ama ikisi de fark etmedi; çünkü o tek bakış, o tek duraksama her şeyi değiştirmişti. Akşam buluştuklarında adam tekniğin işe yaradığını anladı, kadın ise ona "Bir daha saatine bakma" dedi.