Salonda akşam ışıkları yanıyor, boş dizi bölümleri arasında bir bahis havası vardı. Üvey kız kardeşi koltuğun kenarına oturmuş, gözleri ona kısılmış bakıyordu. Kadının dolgun göğüsleri ince bluzunun altında her hareketiyle belirginleşiyor, oyunu sürdüren gerilim odanın havasını ağırlaştırıyordu. Aralarında geçen şakalaşma yavaşça ciddi bir iddiaya dönüştü: dakikalar içinde onu boşaltacaktı.
Kadın eğildi, elleriyle onu okşamaya başladı. Nefesi hızlandı, kıyafetleri üstünden kaydı; ten sıcaklığı her dokunuşta daha da hissedilir oldu. Bahsi kazanma hırsıyla hareket ediyor, ama bakışlarındaki arzu bunun bir oyundan fazlası olduğunu fısıldıyordu. Adam kendini tutmaya çalışsa da her temas onu biraz daha zayıflatıyordu.
Sonunda dayanamadı; boşalma saniyeler içinde geldi. Kadın geri çekilip zaferle gülümsedi, saçını düzeltti. "Gördün mü?" dedi sıcak bir sesle. Adam nefes nefese kalmış, kazananın o olduğunu kabul etmişti; on beş dakika dolmadan kaybetmişti.