Terapi odasının loş ışığında, abisi koltuğa gömülmüş, ayak parmaklarını gergin bir şekilde oynatıyordu. Üvey kız kardeşi karşısındaki sandalyede bacak bacak üstüne atmış, gözlerini ondan kaçırmıyordu. Seansın son dakikalarında abisi, ayaklarına olan ilgisini itiraf etmenin utancıyla kıvranırken, kız kardeşi aniden ayağa kalktı.
Odasının kapısını kapattı, terliklerini çıkardı ve çıplak ayaklarını abisinin dizlerine doğru uzattı. "Neden bana hiç söylemedin?" diye fısıldadı, parmakları abisinin bacaklarında geziniyordu. Abisi donakaldı, nefesi hızlandı; kız kardeşi ise ayak parmaklarını nazikçe abisinin avucuna bastırdı.
Utancın yerini arzu aldı; abisi ayaklarını tutkuyla kavradı, kız kardeşi inleyerek üzerine eğildi. Terapi seansı, ikisinin de kontrolünü kaybettiği ateşli bir birleşmeye dönüştü ve o gece abisinin ayak fetişi, kız kardeşinin en büyük sırrı oldu.