Özel ders için gelen öğretmen, kapıdan girer girmez ortamın havasını değiştirdi. Dar eteği ve topuklularıyla masaya doğru yürürken, adamın gözleri onu takip ediyordu. Ders kitapları açıldı ama ikisi de sayfalara bakmıyordu; öğretmen, kalemini dudaklarında gezdirip ona bakıyordu.
Adam soru sormak için eğildiğinde, öğretmen aniden masaya oturdu. Eteği iyice yukarı kaydı, bacakları açıldı. “Belki de pratik yapmalıyız,” dedi alaycı bir tonda. Adam tereddüt etmedi; ellerini onun kalçalarına koyup onu masaya iyice yatırdı.
Ders kitapları yere savruldu, masa gıcırdadı. Öğretmen topuklularını çıkarıp attı, adamın boynuna sarıldı. Hızlı ve sert bir ritimle başladılar; öğretmenin inlemeleri duvarlarda yankılanıyordu. Ders bitmişti ama ikisi de durmak istemiyordu.