Üvey kardeşi, odasının kapısını aralayıp külotunu aldığını fark ettiğinde öfkelenmedi; aksine dudaklarında bir gülümseme belirdi. Kız, çekmecesini karıştıran oğlanın arkasından sessizce yaklaşıp omzuna dokundu. Oğlan elindeki dantelli parçayla donup kaldı, yüzü kızardı.
“Demek hırsızsın” dedi kız, sesini alçak tutarak. Oğlan özür dilemeye çalıştı ama kız parmağını dudaklarına götürerek onu susturdu. Külotunu geri almak yerine yatağın kenarına oturdu ve bacak bacak üstüne attı. Gerginlik odayı kaplarken oğlanın gözleri ondan ayrılamıyordu.
Kız aniden ayağa kalkıp onu duvara yasladı, elleriyle pantolonunun kemerini çözdü. “İntikamımı alıyorum” diye fısıldadı ve dizlerinin üzerine çöktü. Ardından yatağa geçip oğlanı üstüne çekti; ikisi de hızlı ve sert bir ritimle birbirine karıştı. Külot yerde unutulmuş, oda sadece inlemelerle dolmuştu.