Sıcak bir yaz öğleden sonrası, evin arka bahçesindeki gölgelikte oturuyorlardı. Üvey kardeşi, dar kot pantolonuyla ona doğru eğilip buzlu limonatasını uzattı; kumaşın her hattı belli oluyordu. O, bakışlarını kaçırmaya çalışsa da kardeşinin kalçalarının hareketi dikkatini dağıtıyordu.
Kız, bilerek yavaşça yerden bir şey almak için eğildi, sonra doğrulup gözlerinin içine baktı. 'Bugün canım sıkılıyor,' dedi ve elini onun dizine koydu. Adamın nefesi hızlandı; kızın parmakları yukarı doğru ilerlerken kot pantolonun içindeki gerginlik artıyordu.
Aynı anda ikisi de dayanamadı. Kız onu iterek çimlere yatırdı ve üzerine çıktı; dar kot pantolonunun düğmesini açmadan sürtünmeye başladı. Kısa süre sonra ikisi de inleyerek birbirlerine sarıldılar ve yaz sıcağında ter içinde kaldılar.