Spor salonunun soyunma odası akşamüstü boşalmıştı; sadece duvardaki vantilatörün uğultusu kalmıştı. Antrenman sonrası terli bedenleri hâlâ sıcaktı, o ise dolapların arasında onu duvara yasladı. Elleri beline kaydı, sporcu taytının lastiği parmaklarının arasından kayıp gitti.
Dışarıda koridor ışıkları sönükleşirken tempo arttı; her itişte dolaplar hafifçe takırdadı. Kadın başını geriye attı, nefesi boğazında düğümlendi; adam ritmi hiç bozmadı, alnı onun boyun çukuruna gömüldü. Ter kokusu ve temiz havlu kokusu birbirine karıştı.
Vantilatörün uğultusu tüm sesleri bastırırken ikisi de ritmi bırakmadı. Sonunda kasları gevşedi, ikisi de duvara yaslanıp nefes nefese kaldı. Koridordan ayak sesleri geçti ama kimse kapıyı açmadı.