Üvey kardeşi, doğallığı savunan bir yaşam tarzını benimsemişti; evde mayoyla bile dolaşmıyordu. Abisi ilk başta garipsese de, onun bu rahatlığına zamanla alıştı. Bir akşam kız, abisine de bu özgürlüğü deneyip denemek istemediğini sordu. Abisi önce tereddüt etti, ama kızın gülüşü ve ısrarcı bakışı onu ikna etti.
Kısa süre sonra ikisi de salonda, üzerlerinde hiçbir şey olmadan oturuyordu. Kız, abisinin vücudunu inceleyerek yaklaştı ve elini göğsüne koydu. Abisi de ona karşılık verince, öpüşmeye başladılar. Kız onu koltuğa itti ve üzerine çıktı; tenleri terleyene kadar birbirlerine sokuldular. Salonun sessizliğinde sadece nefesleri ve inlemeleri duyuluyordu.
Gece boyunca o evin her odasında beraber oldular. Sabah olduğunda, kız abisine gülümseyerek "İşte bu yüzden bu yaşam tarzını seviyorum" dedi. Abisi de ona hak verdi; o günden sonra ikisi de evdeki özgürlüklerinin tadını çıkarmaya devam etti.