Evde tek başına olduğu öğleden sonra, kapı çaldı ve karşısında kardeşinin en yakın arkadaşı duruyordu. Kızın gözleri, onu içeri davet ederken bile bir şey arıyor gibiydi; kanepede yan yana oturduklarında aradaki mesafe her saniye biraz daha azalıyordu. Sohbetin sesi kısıldıkça, kızın eli bacağına, sonra omzuna, en sonunda yüzüne doğru yol aldı.
Kız, ona doğru döndüğünde dudakları sanki cevap bekler gibi aralıktı. Adam tereddüt etmedi; elini beline dolayıp onu kendine çekti, ilk öpücük ikisini de aynı anda ürpertiyle sarstı. Kıyafetler tek tek yere düşerken odadaki hava ağırlaştı, tenlerinin birbirine değdiği her nokta daha da ısındı.
Kanepe yetmedi, yere geçtiler; kız üstüne çıkıp ritmi kendi belirledi, adam elleriyle kalçalarını kavrayıp ona eşlik etti. Nefesleri birbirine karıştı, inlemeler duvarlarda yankılandı ve ikisi de doruk noktasına birlikte ulaştı. Sonra terli bedenler halinde yan yana uzandılar; kız gülümseyerek "bunu tekrar yapmalıyız" dedi.