Yatak odasının beyaz perdeleri sabah ışığını süzüyordu. Kadın çarşafların üzerine sırtüstü uzanmış, bacaklarını adamın beline dolamıştı. Adamın her hareketinde yatağın yayları gıcırdıyor, kadının parmakları baş ucundaki ahşap başlığı kavrıyordu. Islak sesler odanın sessizliğinde yankılanıyordu.
Adam ritmi yavaşlattı, geri çekilmek için doğruldu. Kadın bacaklarını sıkıca kilitledi, elleriyle kalçalarını tuttu. "İçimde kal," diye fısıldadı, gözleri yarı kapalı. Adam durakladı, sonra tekrar hızlandı. Kadın belini kaldırdı, onu daha derine çekti, iniltisi kesik kesik yükseldi.
Çekilme anı geldiğinde adam bir kez daha denedi ama kadın bırakmadı. Kasları kasıldı, tırnakları adamın sırtına battı. Adam son anda kendini tutamayıp içine boşaldı; sıcaklık yayılırken kadın derin bir nefes verdi ve bacaklarını gevşetti. Adam kollarının arasına yığıldı, ikisi de hareket etmeden, nefesleri yavaşça düzelene kadar öyle kaldılar.