Salonun loş ışığında oturuyorlardı, dışarıda yağmur çiseliyordu. Annesinin arkadaşı, bacak bacak üstüne atmış, elindeki şarap kadehini yudumluyordu. Adam gözlerini ondan alamıyordu; kadın da bunu fark etmiş gibi hafifçe gülümsedi. Sohbet ilerledikçe aradaki çekim artıyor, bakışlar daha da anlamlı hale geliyordu.
Kadın aniden bacaklarını ayırdı, eteği iyice yukarı kaydı. 'Rahat ol, evde başka kimse yok,' dedi fısıltıyla. Adamın kalbi hızlandı, boğazı kurudu. Sanki evin içi başka bir yere dönüşmüştü; duvarlar üzerine gelmiyor, aksine tüm dikkat o ana odaklanmıştı. Adam elini uzattı, kadın da karşılık verdi.
Bir anda birbirlerine dolandılar, öpüşmeleri tutkuyla derinleşti. Adam kadını kanepeye yatırdı, elleri vücudunu keşfederken kadın inledi. O gece evin içinde sadece ikisi vardı ve saatler boyunca birbirlerine doydular. Sonunda nefesleri kesilene kadar seviştiler, ter içinde kaldılar. Kadın kalkıp giyinirken 'Bu aramızda kalsın,' dedi ve kapıdan çıktı.