Kızıl saçlı üvey kız kardeşi, koridordan geçerken abisinin odasının kapısının aralık olduğunu fark etti. İçeride abisi, elinde onun fotoğrafıyla, kendi bedenine dokunuyordu. Kız bir an durdu, kalbi hızlandı. Kapıyı ittirip içeri girdi, saçları omzuna dökülüyordu. Abisi donakaldı, fotoğraf elinden kaydı.
Kız yaklaştı, yerdeki fotoğrafı aldı. "Yani bana mı bakıyordun?" dedi, sesi alaycı ama sıcaktı. Abisi utançla başını eğdi. Kız dizlerinin üzerine çöktü, fotoğrafı abisinin göğsüne bastırdı. "Bakmaya devam et," dedi, "ama şimdi gerçeğine dokun." Abisi elini uzattı, kızıl saçlarını okşadı.
Oda sıcak bir sessizliğe gömüldü. Kız abisinin pantolonunun fermuarını indirdi, elini içeri soktu. Abisi başını geriye attı, "Sen..." diye mırıldandı. Kız gülümsedi, "Fotoğraftan daha iyiyim, değil mi?" Abisi onaylarcasına inledi. Kız eğilip dudaklarını abisinin boynuna bastırdı.